![]() |
|
Spaces home DoomSwordPhotosProfileFriendsMore ![]() | ![]() |
|
DoomSwordÇünkü Biz Onlardan Biri Olmayacağız
June 01 VaroluşÖlümüm yok. Dirilişim de. Fakat çok gerçeğim… Ve bu beni korkutuyor. Binlerce kelebeğin kozasından çıkarılışını seyrettim. Hepsi boşluklarda yokoldu. Ta ki kendi yokoluşumu görene kadar. “Doğru” ile “Varolma” arasında gidip geldim yıllarca. Gerçeğe taptım. Ve gerçeğin ta kendisine, sebebine, Sonsuzluğun Efendisine.
Varoluş sebeplerim olan umutlarım, küçücük ihtimallerden ibaretti. İhtimaller benim her şeyim. Bu ihtimallerin kendini yitirişini izledim, olabildiğine ağır ve teker teker. Ve geriye kalan son umudun, adı konmamış bir ihtimalin, ellerimde yavaş yavaş eridiğini görüyorum. Evet… Bu umudun, sonunun başlangıcıyla beraber insanoğlunun esaretinde buldum kendimi. Benim adım Odesius…
ÖlümHiçbir tanıdığıma kendimden daha fazla değer vermeyen şu kibirli ruhum.
Şu kibirli ruhum düşündü geleceğimi. Ben oradayken yanımda kim olacaktı?
Sonsuzluğu yaratan Biri'sinden başka biri olacakmıydı?
Hiç kuşkusuz orada alıp götürdüklerim: ben ve yaptıklarımdan başkası olmayacaktı.
Üzdüğüm insanların haddi hesabı yokken nasıl düşünebilirdim ki ölümü?
Şimdi onlar benim yüzümü bile görmek istemezken ben, ölüm gibi basit birşeyi nasıl düşünebilirdim ki?
Sonsuzluk, ruhuma azgın bir şekilde fısıldarken bedenim, korkuların arasında kaybolmuşken nasıl düşünebilirdim ki?
Ben ölseydim akacak gözyaşından kat kat fazla zafer çığlıkları olacakken nasıl düşünebilirdim ki? Sevgili Sanal DünyamızSevgili sanal dünyamız... Telefon kablosundan bize verdiğin görkemli dünya. Tatmin aracımız. Ne zaman yanımızdaydın? Ne zaman vardın?
Bilgisayar dediğimiz teknoloji harikasının nikotin etkisiydin sen. Saliseleri sayarken yıldırım gibi girdin hayatımıza. Belki hiç bir zaman çıkmayacaktın. İçimizdeki tatmin aracıydın sonuçta...
Bize ne kazandırdın biliyor musun sevgili sanal dünya?
-Fiyaskolarla geçen bir okul hayatı -Köklerimizi rahatça sokabileceğimiz bir sandalye -Parmaklarımızı boşa çalıştırabileceğimiz bir klavye -Gözlerimizi isyan noktasına getiren bir monitör -Ve kişiliğine rahatça saldırabileceğimiz milyonlarca insan!
Sana ne kaybettiğimi söylemeyeceğim sevgili sanal dünya. Çünkü hepsini çok iyi biliyorsun, bizim sana bağlılığımız ancak seni tatmin etti. Kimisi bir yazıya aldanıp adam öldürdü, kimisi bankadaki tüm parasını kaybetti. Ama kimse bir şey kazanmadı… Kazanamadı.
Sana vereceğim tatmin duygusunu şimdi geri almak için savaşacağım seninle… Senin bana verdiğin zararları teker teker alacağım senden. Çünkü sende bir virüssün ve içine girebileceğin bir organizma kalmadığında sende kayıp düşeceksin. Ve inşallah bir gün gelecek ki… Sabah kalktığımda sol ayak başparmağımla bilgisayarın “güç” düğmesine basmayacağım… Ve seninle her zamanki yerde buluşmayacağım… Ben orada olmayacağım…
Sana kendi ellerimle verdiğim ömrünü yine ben tüketeceğim. Seninle bütün bağlarım kopunca sana sadece şu cümleyi söyleyeceğim… “Git ve bir daha geri gelme!” Ve kendimi işe yarayan bir insan olarak gördüğümde eski “ben”i hatırlayacağım ve bileceğim tek gerçek şu olacak: “Boş insanlar kendilerini ancak sanal dünyada tatmin eder. Ne yazık ki sanal dünya kimi mutlu etmiş ki biz mutlu olalım?” |
Özgür düşünce platformu. İstediğinizi yazın. |
||||||||||||||
|
|